İsfahan'dan Çıktım Çektim Besmele, Hamdu Senalar Olsun Geldim İsmil'e
Amerikalı Seyyah İsmil'de | 25.5.2017

 


Amerikalı Seyyah Bayard Taylor'un 1854 yılında İsmil'de kısa bir anısı...

Toroslardan bu yana gördüğümüzün aksine fakir çamur evler vardı.
Ancak büyük bir köydü burası.
Yaşayan insanlar Türkmenlerden oluşmaktaydı.


Koyun ve keçilerden oluşan çok sayıda sürüleri ve geniş otlakları vardı.
Burada yerlerde kuyular vardı.
Uzun kutuplu salıncak benzeri ucunda kova bağlı sistemle çıkartılan su çok soğuktu ama acıydı.

Biz çadırı sert çakıllı düz bir yere kurmuştuk.
Birden türkmen çocukları kalabalık bir şekilkde etrafımızı sardılar.Bize bakıyorlardı.
Bir kısmı da kuyunun yanında sürüleri sulamak için tartışıyorlardı.

Güzel bir akşamdı.Yakışıklı yaşlı bir Türk bizim çadıra ziyarete geldi.
Bizim İstanbula bağlı olup olmadığımızı sordu.
François'e İstanbul'da ikamet eden oğluna verilmesi için bir mektup verdi.

François sabah şafaktan önce bizi uyandırdı.
Önümüzde otuzbeş millik bir yolculuk var diyerek kötü bir espiri yaptı.
Bir adam çadırımızı tuttu. Köye gittim. Çatal ve benzeri şeyler çalınmıştı.Yaşlı türk tekrar dönmüştü.
Hırsızı yakalamak için dışarıya çıktı. Ama hırsızı bulmakta başarılı olamadı.

Köyün sakinleri erken zamanlardan itibaren çimen keserek, çayırları ahşap tekerlekli arabalarına yüklüyorlardı.
Yaşlı Türk bize bataklıktan kaçınarak gidebileceğimiz kestirme yolu gösterdi.
Bu yol geniş sınırsız bir ova üzerinde uzanıyordu.