İsfahan'dan Çıktım Çektim Besmele, Hamdu Senalar Olsun Geldim İsmil'e
Köy Odaları | 25.5.2017


Köy odaları neredeyse İsmil'in tarihi kadar eskidir.Köy odaları bulunduğu yerin misafirperverliğinin simgesidir.Türklerin öldükten sonra sevabı devam eden yani sadaka-i cariye olarak nitelendirdikleri yerlerden biri olarak algılanmıştır.Köy odaları,VIII.yüzyılda Anadolu Selçukluları döneminden bu yana devam etmektedir.

Osmanlı Seyyahlarının yazmış oldukları eserlerde İsmil'in misafirperverliğine sıkça rastlamaktayız.İsmil o dönemde hac yolu güzergahında olması hasebiyle derbent ittihaz edilmiş ve hac menzili olarak kullanılmıştır.İsmil büyük ve bakımlı bir kasaba görünümündedir.Bu yüzden yolcuların konakladığı ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayabileceği hemen herşey İsmil'de mevcuttu.

Köy odalarının inşa edilmesi de yolcuların konaklaması ve misafir edilmesi içindir.İsmil halkının hac döneminde hacıları yaklaşık iki saatlik yolda karşıladıkları ve evlerinde misafir edip ağırladıkları ve yine aynı misafirperverlikle uğurladıkları Osmanlı seyyahlarının notları arasında anlatılır.

İsmil'de o dönemde hemen herkesin bir köy odası bulunurdu.Köy odaları,misafir ağırlamanın dışında özellikle dini bayramlarda,düğün ve cenaze törenlerinde kullanılırdı.Dini bayramlarda bayram namazı için mahalle camiisinden çıkanlar mezar ziyaretinden sonra,mensubu oldukları odaların yolunu tutarlardı.Burada toplanan aile efradı beraberce bayram yemeği yenilir ve yine burada bayramlaşılırdı.

Köy odalarının o dönemde kullanım amaçlarından bir taneside düğünlerdir.Kız alıp vermelerde mehir konuşma merasimi genellikle odalarda yapılırdı.Düğün esnasında gelen misafirler buralarda ağırlanır,düğünün bir parçası olan şerbet içmek yine odalarda düzenlenirdi.

Eski dönemlerden günümüze kadar bir kültür haline gelen köy odaları değişen zaman ve şartlarla birlikte eski işlevlerini kaybederek yozlaşmaya başlamıştır.Misafir ağırlama ve birlik beraberliğin simgesi olan odalar zamanla yerini sazlı sözlü oturak alemlerine bırakmıştır.Özellikle ondokuzuncu asrın ilk çeyreği hariç bu güne kadar köy odaları çoğunlukla oturak alemleri için kullanılmıştır.Barana adı verilen gruplar,birkaç gün önceden söz alıp toplanılacak odayı belirlerler ve hazırlıklara girişirlerdi.Hazırlıklar genellikle oda sahibinin ailesi tarafından yapılır,yemekler hazırlanırdı.Grup toplanır,hoşgeldin merasiminden sonra hal hatır sorulur o günün güncel konuları üzerinde fikir alışverişi yapıldıktan sonra çeşitli oyunlar oynanırdı.Oyunlardan sonra sazlı sözlü muuhabbet başlardı.

Odalarda oyunları yönetenler arasında 1970 li yıllarda yaşamış özellikle Glis lakaplı bir kişi vardı.Glis,odalarda yaptığı espiriler ve şakalarla İsmil halkı için önemli bir yere sahipti.Glis'in yaptığı şakalar ve espiriler günümüzde halen anlatılagelir.Bu kıssalardan bir tanesi şöyledir

İsmilin dindar kesimlerinden bir kısmı kendi aralarında toplanıp,çeşitli zikirler yapar,sonrasında başlarında bir imamla dua ederlermiş.Dualarında,''Allahım sen bizi bağışla,bizler şöyle şöyle günahlar işledik bizi affet Allahım!'' diye haykırırlarken,Glis boş durmaz pencerenin altında gizlendiği yerden eline bir boru alır sesini yankılandırarak ''Affetmeeeem,günahları işlerken düşünecektiniz!'' diye bağırırmış.

İçerdekilerde panik içerisinde ve korkarak yalvardıkça yalvarırlarmış.Ertesi günse gezdikleri yerde biz Allah'la dün gece konuştuk diye anlatırlarmış.

Bir gün İsmil'e Kayserili'nin biri sucuk satmaya gelir.Glis de bu arada köy meydanındadır.Sucuğun harmana verildiğini duyan Glis,hemen on kilo sucuk tarttırır evine götürür.Gel zaman git zaman harman vakti gelir.Kayserili alacaklarını toplamaya gelir.Glisi aramaya koyulur.Kayserilinin geldiğini duyan Glis bir feryat figanla ortaya çıkar.On kilo sucuk aldım on tane yavrum öldü diye bağırır.Ne olduğunu anlayamayan Kayseriliye köylüler kaç kurtar kendini verdiğin sucuklardan çocukları zehirlendi,o gün bu gündür seni bekliyor öldürmek için derler.Kayserili alacaklarını da almadan İsmil'i terkeder.

Glis bir gün Gene Beşağıl Köyü'ne misafirliğe gitmiş.Akşam karanlıkta bir eve misafir olmuş.Adam Glis'i evinde ağırlamış.Çıranın loş ışığında bakmış ki halılar yastıklar yepyeni ve kaliteli,odanında karanlık olmasını ve yüzünün net görünmemesini fırsat bilen Glis,adamı uyutunca halıları yastıkları toplayıp gitmiş.Ev sahibi bir baksa ki oda boşalmış.Glis hemen Yarma Karakolu'na gitmiş.Başçavuşla da muhabbeti iyiymiş.Ev sahibi soluğu karakolda almış farkında olmadan başlamış şikayete.Yahu komutanım demiş,adamın birini akşam misafir ettim halılarımı yastıklarımı topladı gitti demiş.Çıranın karanlığında yüzünü tam seçemedim demiş.Glis hemen ordan mevzuya dalmış.Kim bu adam tanıyormusun adı ne, diye sormuş.Ev sahibi valla yüzünü hatırlamıyorum ama adına Glis diyorlar herhalde demiş.Glis hemen gülerek Glis mi,yapar o ibne yapaaaar,demiş ve başlamışlar komutanla gülmeye...

Glis yaşadığı dönemde halkı neşelendirmeyi ve güncel sıkıntılardan uzaklaştırmayı başarmış ve muziplikleriyle neşelendirmiştir.Ayrıca hazır cevaplığıyla da halk arasında ün kazanmış bir şahsiyettir.

Köy odalarının sıcak samimi muhabbet ortamı değişen zaman ve imkanlar çerçevesinde kullanım amaçlarından bir bir uzaklaşmıştır.Baranalar içerisine önce alkol girmiş,ardından çengi adı verilen kadın oynatmak yaygınlaşmaya başlamıştır.Özellikle alkol ve çenginin oturak alemine girmesiyle kimi zaman yiyecek içecek tedarik edilir,odalardan bir hafta çıkılmadığıda olmuştur.

Günümüzde ise odalar genellikle gençler tarafından kullanılmaktadır.Odalarda toplanan baranalar muhabbet ederler,oyunlar oynarlar.Düğünlerde erkek tarafı çetnevir adı verilen eğlenceyi yine köy odalarında yapmaktadırlar.Ulaşımın kolaylaşmasıyla eskisi kadar yolcu konaklamamakta ve konaklasa bile misafirler evlerde ağırlanmaktadır.Bu günlerde odalar eski değerlerinden yoksun bakımdan uzak kalmıştır.

Alıntı: Murat YAYLACI